Çalışma Alanlarımız
Sözleşmenin feshi, sözleşmeden dönme ve sözleşmenin ifasına ilişkin davaların yürütülmesi; alacak ve tazminat taleplerinin mahkemede temsili ile alacakların icraya konularak tahsil edilmesi süreçlerinde güçlü hukuki destek.
Hizmet Alanlarımız
Karşı tarafın edimini yerine getirmemesi, ayıplı ifa veya temerrüt hallerinde sözleşmeden dönme ya da fesih yoluna gidilmesi değerlendirilir. TBK m.123-126 kapsamında uygun süre tanınması ve sözleşmeden dönme bildiriminin usulüne uygun yapılması süreç sonucunu doğrudan etkiler.
Sözleşmeden veya haksız fiilden doğan alacakların yargı yoluyla tahsil edilmesi; ihlalden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazminat davası ile giderilmesi. Alacağın belgelendirilmesi, temerrüt faizinin hesaplanması ve zamanaşımının korunması kritik aşamalardır.
Borçlunun edimini kendi rızasıyla yerine getirmemesi halinde mahkeme aracılığıyla aynen ifanın zorla sağlanması talep edilebilir. İfa davası, teslim, bedel ödemesi, iş görme veya belge imzalama yükümlülüğü gibi farklı edim türlerinde gündeme gelir.
Haksız bir icra takibine maruz kalan borçlunun böyle bir borcunun bulunmadığını tespit ettirdiği dava menfi tespittir. Baskı altında ödeme yapıldığında ise istirdat davası ile ödenen tutarın geri alınması mümkündür. Her iki davada da süre ve ihtiyati tedbir yönetimi belirleyici öneme sahiptir.
Sözleşmeden veya mahkeme kararından doğan alacakların tahsili için icra takibinin başlatılması ve sürecin etkin biçimde yönetilmesi; borçlunun itirazı halinde itirazın iptali veya kaldırılması davalarının yürütülmesi. İlamlı ya da ilamsız takip türü alacağın niteliğine göre belirlenir.
Adım Adım Süreç
Süre ve Hak Rehberi
Borçlar hukukunda zamanaşımı sürelerinin kaçırılması alacak hakkının kullanılamamasına yol açar. Aşağıdaki tabloda temel süreler ve yasal dayanakları özetlenmektedir.
| İşlem / Alacak Türü | Süre | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Genel Zamanaşımı Aksi kanunla düzenlenmemiş alacaklar |
10 Yıl | TBK m. 146 |
| Kısa Zamanaşımı Kira, taşıma bedeli, küçük hizmet alacakları |
2 Yıl | TBK m. 147 |
| Haksız Fiil Zamanaşımı Zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren |
2 / 10 Yıl | TBK m. 72 |
| Sözleşmeden Dönme — Uygun Süre Borcun ifası için tanınan makul süre |
Mahkemece Belirlenir | TBK m. 123 |
| İtirazın İptali Davası İcra takibine itirazın tebliğinden itibaren |
1 Yıl | İİK m. 67 |
| Satımda Ayıp İhbarı Ayıbın fark edilmesinden itibaren |
2 Yıl | TBK m. 227 |
Uyarı: Yukarıdaki süreler genel kılavuz niteliğindedir. Özel kanunlarda farklı süreler öngörülebilir; zamanaşımının temerrüt, dava veya icra takibiyle kesilip kesilmediği somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmeden dönme (TBK m.123-126), borçlunun borcunu ifa etmemesi üzerine alacaklının sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmasıdır; taraflar birbirinden aldıklarını iade ederler. Fesih ise özellikle sürekli borç ilişkilerinde (kira, hizmet, vekâlet) sözleşmeyi geleceğe yönelik sona erdiren tek taraflı bir irade açıklamasıdır. Seçilecek yol, alacaklının talep ettiği hukuki sonuca ve ilişkinin niteliğine göre farklılaşır; her ikisinin de belirli koşulları ve süreleri mevcuttur.
Alacak davası açmadan önce alacağın varlığını ispatlayan sözleşme, fatura, irsaliye, banka transferi veya benzeri belgelerin derlenmesi büyük önem taşır. Borçluya yazılı ihtarname gönderilerek borca itiraz edip etmediği ve ödeme yapmayacağı netleştirilebilir; bu aynı zamanda temerrüt faizinin başlangıç tarihini belgeler. Belgelerin sağlam olduğu dosyalarda dava yerine önce arabuluculuk veya icra takibi yoluna gidilmesi zaman ve maliyet açısından avantaj sağlayabilir.
TBK m.146 uyarınca genel zamanaşımı süresi on yıldır. Kira, otel, taşıma ve küçük hizmet bedeli alacakları gibi belirli alacaklar için TBK m.147 kapsamında iki yıllık kısa zamanaşımı uygulanır. Zamanaşımı dolduğunda dava hakkı sona ermez; ancak borçlu zamanaşımı defini ileri sürdüğünde dava reddedilir. Zamanaşımı; temerrüt, dava, icra takibi veya borcun kabulü ile kesilir.
Sözleşme ihlali halinde uygun süre tanınarak borcun ifası istenebilir; ifa gerçekleşmezse sözleşmeden dönme veya fesih yoluna gidilebilir. Ayrıca sözleşmenin aynen ifasını talep etmek mümkündür. Bunların yanı sıra ihlalden doğan zararlar için tazminat davası açılabilir. Hangi yolun tercih edileceği; sözleşmenin türü, ihlal biçimi, tarafların durumu ve elde edilmek istenen pratik sonuç dikkate alınarak belirlenir.
Sözleşmenin geçersizliği, tarafların ehliyetsizliği, şekil eksikliği, muvazaa, aşırı yararlanma, hata, hile veya tehdit gibi irade sakatlıkları nedeniyle ileri sürülebilir. Kesin hükümsüzlük halleri hâkim tarafından re'sen dikkate alınabilirken, iptal edilebilirlik halleri ilgili tarafın irade beyanı gerektirir. Her bir geçersizlik türünün farklı hukuki sonuçları ve süreleri olduğundan, uyuşmazlığın somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Para borçlarında temerrüt faizi, borcun muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Vadesi belli borçlarda vade tarihinde; vadesi belirtilmemiş borçlarda ise alacaklının ihtarından itibaren temerrüt gerçekleşir. TBK m.120 uyarınca faiz oranı taraflarca kararlaştırılmamışsa yasal faiz uygulanır. Sözleşmede faiz oranı belirlenmişse sözleşme faizi, ticari işlemlerde ise avans faizi esas alınabilir.
Hukuki Destek
Zamanaşımı süreleri işlemeye devam eder; erken başvuru seçeneklerinizi açık tutar. İlk görüşmede dosyanızı birlikte değerlendirelim.